kulak kesildik, göz diktik, teselli bulduğumuz omuz olduk, sıvazladığımız sırt olduk...
her şeye rağmen bütün olduk, sığamadık sosyomat asumanlarına, fezaya fırlatılmaya hazır füzelerin içlerindeki astronot olduk.
Valmate bacımızı gelin ettik gurbet ellere... Gözyaşlarımız dinmez gayrı...
Gelin olmuş gidiyorsun
Bize veda ediyorsun.
Sakın ağlama diyorsun
Ağlamamak elde değil
bkz : zucka amca...
Evet, şimdi gidiyorsun, peki ya hiç dönmeyecek misin? Döneceksin! Biz hep burada seni bekliyor olacağız.
Saçlarına yıldız düşmüş, kopartma Valmate ...
Bir yıldız koparttım bu gece gökyüzünden, küçük ellerimle küçük cebime koydum. Bir yıldızı esir aldım bu gece, sen döndüğünde sertbest bırakacağım diye. Üzülmedi yıldızda kabul etti senin yıldızın olamyı. Mutlu mesut ağlıyoruz şimdi. İçimiz biraz buruk, hasret çekiyoruz şimdi...
Hasretinle yandı gönlüm
Yandı yandı ""söndü" gönlüm
Evvel yükseklerden uçtu
Düze indi şimdi gönlüm...
Aramızda karlı dağlar
Hasretin bağrımda kışlar
Başa geldi olmaz işler
Yokluğundan öldü gönlüm...
Gözlerimde kanlı yaşlar
Hasretin bağrı hışlar
Başa geldi olmaz işler
Yokluğundan öldü gönlüm...
Gelecektin gelmez oldun
Halimi hiç sormaz oldun
Yaralarımı sarmaz oldun
Yokluğundan öldü gönlüm...
Bütün bir geceyi sığdırdımda küçük yüreğime, sığdıramadım gözyaşlarımı son kez sarılırken minik ellerime...
Yaprak yaprak açtırırsın
İlk yaz nasıl açtırırsa
İlk gülünü gizem dolu
Hünerli bir dokunuşla
Hiç kimsenin yağmurun bile
Böyle küçük elleri yoktur
Bütün güllerden derin
Bir sesi var gözlerinin
Valmate kızım, güle güle git, güle güle gel. Gittiğinde yanındaydık , geldiğinde de yanında olacağız. Öylesine değil, ölesiye dostluk... ;)
Havada nemli ve tuzlu bir serinlik
Karanfil yağları damacanayla
Gül yağları, bergamut, lavanta
Akşam güneşine bulandı
Limanda boydan boya
Ne dedilerse yaptım bavullar hazır
Geçmişi sığdırdım içine
Ağır değilmiş o kadar
Geçiştirmişiz zamanı
Ateş ve su ve güzelim deniz
Buluşmuşlar arasıra
Her yerden akıyor gün
Suyun üstünde esintiler
Bir yolculuk vaktidir şimdi
Köklerinden kop(ma)yarak yolculuk
Yerinde sayarak yolculuk
Rüzgarlara karışıyor kalbim
Yamaçların, yarların en ucunda
Kızıl kuşlar gibi titreyerek
Ey benim güzel Valmate'm
Sen hiç kış görmedin ki
Poyraz nedir, kar, tipi bilmezsin
Yalnızlık bile
Ağzının kenarında
Açıveren çiçekti
Bütün gece limanlarda
Beni alacak tekneyi aradım
Yabancı yıldızların altında
Bir göktaşı gibiydim
Işığım gitgide eksildi
Unutmazsın beni bilirim
Pencerene yine
Beyaz bir gül ( :) ) bıraktım
Bavulunda yer var mı kızım Valmate sevinçlerimi, ümitlerimi, tebessümü al da git. Yalnız değilsin oralarda, kalbine bak da git
Saat 21’i vuranda
Burada kanpanalar çalardı
Burada...
Burada hasret ve dert
Sen nerdeydin?
Bugün...
Bugün görüş günümüz
Herkes geldi, sen nerdeydin?
Ayni daldaydık
Ayni daldaydık
Ayni daldan düştük ayrıl(ma)dık
Aramızda yüzyıllık zaman
Yol yüzyıllık.
Tam yüzyıl...
Yüz yıl'da olsa, bin yılda olsa bekleyeceğiz ve seveceğiz... CANımız'sın...
Seni tüm sevenler adına, nacizane ilhandan bir kuple...